İNCİLDE ADI GEÇEN 7 KİLİSEDEN ÜÇÜ

İNCİLDE ADI GEÇEN 7 KİLİSEDEN ÜÇÜ

SART

Kilise, günümüzde Manisa’nın Salihli ilçesinin İz-mir-Ankara yolu üzerinde yer alan Sart Köyü’nde bulunmaktadır. Sarfta Lidya ve Arami dillerinde yazılmış bir yazıt bulunmuştur. İ.Ö. 4. yüzyıla ait bu yazıtta, Ovadya 20. ayette yer alan ‘Sefarad’ ismine rastlanmıştır. İberya ve Kuzey Afrika kökenli olan Sefarad Yahudileri’nin ismi buradan gelmektedir.

Sart, antik Lidya Krallığı’nm başkentiydi. Lidya Kralı Gi-ges’in (İ.Ö. yaklaşık 680-644) döneminde Sart’tan geçen Paktol Irmağı’nda (Sart Çayı) altın bulunmuştur. Lidyalılar altın, gümüş ve elektrumdan (altın ve gümüş alaşımı) dünyanın ilk madeni parasını yapmışlardır.

Yuhanna dirilmiş Rab İsa’nın Sart kilisesine söylediği sözleri şöyle aktarır: “…Eğer uyanmazsan, hırsız gibi geleceğim. Hangi saatte geleceğimi hiç bilemeyeceksin” (Vahiy 3:3). Bu sözler, Sartın zaptedilmez olduğu düşünülen ak-ropolisinin Pers Kralı II. Koreş tarafından İ.Ö. 547’de hiç beklenmedik bir şekilde ele geçirilmesini ima ediyor olabilir. Persliler, Lidyalı bir askerin surdan aşağı yuvarlanan miğferini almak için kullandığı yolu kullanarak kalenin tepesine tırmandılar.533 Sart güney İran’daki Sus Kenti’nden başlayan 2.680 km uzunluğundaki Pers Kral Yolu’nun sonunda bulunuyordu. Bu yolun bir bölümü Sartta halen görülebilmektedir.
İsa’dan önceki son birkaç yüzyılda Sarta çok sayıda Yahudi yerleşmiştir. Sarttaki havra, bilinen en eski havra olup Amerikalı Yahudiler’in bağışlarıyla onarılmıştır. Büyük olasılıkla İ.S. yaklaşık 166 yılında inşa edilmiş olan havra bir deprem sırasında yıkılmış ve İ.S. 220 ve 250 yılları arasında yeniden inşa edilmiştir. Havranın mermer duvarında şöyle bir yazı bulunmuştur: “Ben [isim silinmiştir], eşim Regina ve çocuklarımız Her Şeye Gücü Yeten Tanrı’nın cömertliği sayesinde havranın tüm mermer kapla¬malarını ve boyasını yaptırdık.”

 

 

FİLADELFYA

Kilise günümüzde Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bulunan Filadelfya’dır. Filadelfya İ.Ö. 189 yılında Bergama’nın sınır kalesi olarak kurulmuştur. Filadelfya adı ‘kardeş sevgisi’ anlamına gelmekte olup Bergama Kralı II. Eu-menes’in (İ.Ö. 197-159) küçük kardeşi Attalos’a duyduğu sevgiyi ifade etmektedir. Antik Filadelfya Kenti’nin Hıristiyan geçmişinden geriye kalan tek iz, bir Bizans kilisesinin harabeleridir.

TİYATİRA

Kilisenin bulunduğu Tiyatira, günümüzde Manisa ilinin Akhisar ilçesinde yer almaktadır. Yedi mektuptan en uzununun, hakkında en az bilgiye sahip olduğumuz bu kiliseye yazılmış olması ilginçtir.

Tiyatira antik çağda ürettiği mor kumaşlarla ünlü bir kentti. Kökboyasından elde edilen mor boya Akhisar’da 19. yüzyılın sonlarına dek kullanılmaya devam etmiştir. Pavlus’un kuzey Yunanistan’daki Filipi’de karşılaştığı Lidya, Tiyatiralı’ydı.531 Mor kumaş tüccarı olan bu kadına verilen Lidya adının aslında bir lakap olması muhtemeldir; Lidya adı kadının Asya İli’nin hangi bölgesinden geldiğini ifade etmektedir.
Bölgedeki diğer bir önemli iş kolu Vahiy 2:18’de gönderme yapılan parlak tunç üretimiydi. Parlak tunç sözü, Vahiy Kitabı’ndaki bu ayet dışında hiçbir Grekçe edebiyat eserinde yer almamaktadır. Burada sözü edilen parlak tunç anladığımız kadarıyla arıtılmış tunç veya bakır ile çinko alaşımından oluşan bir madendir. Kentin diğer ticaret alanlarında da geliştiği bilinmektedir. Esnaf loncalarına üye olmak, putperest ve ahlaksız lonca toplantılarına katılmayı beraberinde getiriyordu. Dirilmiş Rab İsa’nın, kendisini peygamber diye tanıtan İzebel adındaki kötü kadını hoşgördüğü için Tiyatira kilisesini azarlarken bu konuya değindiği anlaşılmaktadır. İzebel öğretisiyle kiliseyi fuhuş yapmaya ve putlara sunulan kurbanların etini yemeye yöneltmekteydi.532

Antik Tiyatira Kenti’nin çok küçük bir bölümü günümü¬ze ulaşabilmiştir. Kentin Hıristiyan geçmişinden geriye kalan tek iz, bir Bizans kilisesinin harabeleridir.

Kaynak: MANİSA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ